Bu Hastalıkta Doktor Sizsiniz


Kendizi bilmeli ve ona göre yaşamalısınız, hayatı çekilmez yaşamak yerine migrenle yaşamayı öğrenmeliyiz...

Migren Hayatımızın gerçeği


Migrensiz Bir Hayat sitressiz Bir Hayattır...

Migrenden kurtulmanın yöntemi

Migrenden kurtulmanın  Tek yöntemi düşünceni Özgür bırak...

Migreni önlemenin yolları

Doktorların dediğine ve yıllardır bu ağrıyı çeken benim, gözlemlerime göre… Migren atağının başlamaması, vücudun o duruma gelmemesi için bazı konularda dikkatli olmakta fayda var…
Örnek olarak, stres…
Bu migren için önemli bir faktördür… Ve ben, ne tür bir problem olursa olsun, hayatta o ağrıyı çekmeye değecek bir durumun olacağını düşünmüyorum. Özellikle işle ilgili, hayatla ilgili sıradan sorunları dert edip ağrıyı tetiklemek bence gereksiz birşey…
Bir diğer önemli hususta yediklerimiz içtiklerimiz…
Örnek mi?
Şarap ve benzeri alkollü içeceklerden sonra migrenimin azdığına çok zaman şahit oldum. Ayda bir yılda bir içtiğim için, insan durumu farkedebiliyor.
Sizde benim gibi e ara sıra içmeden de olmaz diyenlerdenseniz, alkolün ertesi günü başınız ağrımasın diye yapmanız gerekenleri de diğer yazılarımızda anlatacağız Önce bunu bir bitirin
Bunun dışında,
mayalı yiyeceklerde migreni tetikleyici unsurlar olabilirler…
Ben misal, kaşar peynirini çok seven bir insanım… Fakat ne zaman eski kaşar yesem kısa bir süre içinde başımın uyuşmaya başladığını hissediyorum…
E bazen de atın ölümü arpadan olsun diye yediğimiz olmuyor da değil ama mümkün mertebe yememeye dikkat ediyorum…
Migreni tetikleyen diğer uyarıcılara diğer yazılarımızda devam edeceğiz… Şimdilik bu kadar Bunlara iyi çalışın… Biraz kendinize geldiğinizi farkedeceksiniz...
 

Migren Tedevaisi

Migren tam olarak tedavi edilemeyen bir hastalık olarak bilinmektedir. Yaygın ilaç tedavisi yanısıra hastanın yaşamını kontrol altına alması, migreni tetikleyecek faktörlerden kaçınması, kısacası migrenle yaşaması öğütlenmektedir.
Migren tedavi seçenekleri:
1.İlaç tedavisi
2. Bot-ox uygulaması
3.Migren cerrahisi
4.Son dönemde yaygınlaşan bitkisel tedaviler
5.Migren bandı vb. uygulamalar
6. Akupunktur ve nöral terapi
!. Migrende en yaygın uygulanan tedavi yaklaşımıdır. İki aşamalıdır. Atak sırasında ve atak sıklığını azaltmak için kullanılan ilaçlar farklıdır.
Migren atak tedavisi: Başlayan migren atağının durudurulması veya daha az sıkıntılı atlatılmasını sağlar. Bazı ağrı kesici ve anti-inflamatuvar ilaçlar ve migrene özel vazokonstriktör (damar büzücü etkisi ön planda) ilaçlar kullanılmaktadır.
Profilaktik tedavi: Atak sıklığını azaltmak amacıyla kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar migrene özel geliştirilmemiştir. Ancak migren hastalarında kullanıldığında atak sıklığını azalttığı görülmüştür. Bu grupta antihipertansifler (en eski kullanılan tedavidir), depresyon için kullanılan antidepresanlar ve epilepside kullanılan bazı ilaçlar yer almaktadır.
İlaç tedavisi ağrı sıklığını azaltır ve atakların daha hafif geçmesini sağlar.Migren hastalarının çoğunluğu ilaç tedavisi ile yaşamını kolaylaştırmaktadır. Ancak bu hastalarda bile migren ataklarını tamamen ortadan kaldırmadığı için hastalarda hiç olmadık zamanlarda (sınavda, düğününde, küçük çocuğu hastayken vb.) atağının başlaması hayatı çok zorlaştırabilir. En büyük sorun ilaç tedavisine cevap alamayan hasta grubudur. Bazı migren hastaları her iki gruptan kullandıkları ilaçlara ve bu ilaçları değiştirmelerine rağmen ağrı kontrolü sağlanamayanlardır. İlaca cevap alamayan migren hastalarında atak sıklığı da genelde çok fazla olmaktadır. Bu hastaların bir bölümünde ilaca bağlı gelişen günlük süregen başağrıları migren tablosuna eklenmiştir. Çok az bir grup hasta ilaç kullanmaktan hiç hoşlanmamakta ve ilaçsız çözüm aramaktadır.  
2.Bot-ox uygulaması baş ve boyun bölgesindeki bazı kaslara botulinum toksininin enjekte edilmesidir. Migren hastalarında bot-ox uygulaması sonrası baş ve alın çevresi kaslarda geçici bir dönem (6 ay kadar) kısmi felç gelişir. Bazı migrenlilerde  ağrı kontrolü böylece sağlanabilir. Tekrarlanmasının gerekliliği vardır. Aylar içinde vücut toksini temizler ve etkisi geçer. Migren tek tip bir hastalık değildir. Bu nedenle her migrenli hastada etkili olmamaktadır. Tekrarlanması gerekliliği diğer bir dezavantajıdır.
3.Migren cerrahisi: Baş bölgesi bazı yüzeyel sinirlere uygulanan cerrahi işlemdir. Etkili olduğu hastalar vardır. Her hastada başarılı değildir. Ayrıca ameliyat gibi zor bir işlem olması diğer dezavantajıdır.
4.Bitkisel tedaviler son yıllarda ülkemizde yaygınlaşmıştır. Önerilen bitkileri ninelerimiz gibi evde kaynatma benzeri işlemlerden sonra kullananlar vardır. Ayrıca bazı bitki karışımları hazır ilaç haline getirilmiş olarak satılmaktadır. Ağrı şiddeti ve sıklığında azalma sağlayabilmektedir. Kullanılan karışımın içeriğine ve miktarına dikkat edilmelidir. Kullanılan miktar önemlidir. Bitkisel olması zararsız olması anlamına gelmemektedir. Unutmayalım ilaçların bir bölümü de bitkilerden elde edilmektedir.
5.Migren bandı benzeri manyetik etkili önerilerin aynı zamanda vücut için önemli olan manyetik alana etkileri dolayısıyla faydası olduğunu belirten hastalar olsa da cerrahiden bile daha zararlı olduğunu söyleyen  manyetik alan ile uğraşan biofizik bilim adamları vardır.
6. Nöral terapi ve akupunktur entegratif tıp içinde yer alan bilimsel tedavi metodlarıdır. Akupunkturun migrende başarısı % 50 düzeyindedir. Diğer kalan yüzde de kısmi veya geçici etkisi olabilmektedir. Yan etkisi yoktur. Uygulayan işinin ehli bir akupunktursit bulma zorluğu vardır. Etkili olmadığı hastalar olması da diğer zorluğudur.
Nöral terapi; Her tip ve düzeydeki migren hastasında etkili olan bir tedavi yöntemidir.Doğrudan migrenin nedenine yönelik bir çalışmadır. Diğer tedavi seçneklerinden bu açıdan ayrılmaktadır. Otonom sinir sistemini düzenlediği için migrenin temelinde olan otonom disfonksiyonu (çalışma aksaması) ortadan kaldırmaktadır. Ülkemizde çok az bilindiği için bu alanda deneyimli hekim bulmak zorluğu vardır. Ayrıca batı tıbbı içinde bir tedavi yöntemi olmasına rağmen ülkemiz hekimleri de hakkında bilgiye sahip değildir.

Migren Çeşitleri

Migren çeşitleri içinde en sık “auralı” ve “aurasız” migren görülür.

Aurasız migren:
 Migrenlilerin % 80-90’ nında görülür. Basit migren (adi migren) tanımları da kullanılmaktadır. Aurasız migrende esneme, tatlı isteği benzeri hafif semptomlarla hasta ağrısının geleceğini anlayabilir. Sadece baş ağrısı semptomunun olduğu migren ataklarıdır.

Auralı migren:
 Tamamen düzelen bir veya daha fazla nörolojik bulgunun olduğu ataklardır. Sıklıkla görme ile ilgili parlak ışık, noktasal veya zikzak çizen görüntüler, görme alanı kaybı benzeri bulgular vardır. Bu şikayetler 4 dakikadan uzun 60 dakikadan kısa sürer. Sonrasında baş ağrısı başlar Zonklayıcı baş ağrısı genellikle görsel bulguların karşı tarafındadır ve hastada bulantı, kusma, fotofobi, fonofobi ve iştahsızlık olabilir. Auralı migreni olan hastaların çoğunda aurasız migren atakları da görülebilir.  Aura tipik ve hep aynı özellikleri gösteriyorsa, arkasından gelen baş ağrısı migrenöz özellikleri göstermese de auralı migren tanısı konabilir.

 Diğer çok nadir yaşanan migren tipleri:
        a) Baziler Tip Migren:Beyin sapının etkilendiği konuşma bozukluğu, başdönmesi, kulak çınlaması, çift görme ve dengesizliğin eşlik ettiği migren tipidir.
       b) Konfüzyonel Migren: Bilinç bulanıklığının olduğu migren tipidir.
       c) Oftalmoplejik Migren: Gözü hareket ettiren kasların etkilenmesi sonucu çift görme gelişir.
       d) Hemiplejik Migren: En korkulan migren tipidir. Hasta ani olarak felç olur. Geçicidir ancak bu hastalarda küçük bir kafa darbesi ile kalıcı olma riski vardır..
        f)  Abdominal Migren: Sadece sürekli bulantı- kusma oluşur. Genelde çocuklarda görülür.
       g) Baş Ağrısız Aura: Hiç baş ağrısı olmaz. Sadece aura bulguları olur.

Migrenin Bilinmeyen Yönleri

MİGREN NEDİR?
Başı ağrımayan insan sayısı çok azdır ve toplumun %2 lik bir kısmını oluşturmaktadır. Herkes hayatının belli dönemlerinde baş ağrısı çeker. Fakat nedeninin kötü bir vaka olması (beyinde tümör, çok nadirdir. Migren ise hayatı tehdit eden tehlikeli bir hastalık değildir. Genelde ataklar halinde ortaya çıkan, kafanın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir baş ağrısı şeklidir. Ataklar 4 saat ile 72 saat arasında değişebilir. Bu ataklar sırasında baş ağrısının yanısıra bulantı, kusma, normal ışık ve sesten rahatsız olma gibi şikayetler de görülebilir.
Migren artık sinirsel(nörolojik) bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Beyinde bulunan bazı kimyasal maddelerin (serotonin gibi) azalması ya da etki göstermemesi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kişi karanlık, sesten uzak bir odada uyumak ister. Günlük yaşamı engelleyen bir durumdur. Tedavi edilebilir.

MİGREN KİMLERDE GÖRÜLÜR?
Migrenin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerdekinin üç katıdır. Bu farklılığın sebebi kadındaki hormonal değişikliklerdir. Hastaların çoğunda atak 40 yaşından önce ortaya çıkar. Bu da genelde ergenlik çağına denk gelir. 50 yaşının üstünde birinde migren başlama ihtimali zayıftır. Kadınlarda çoğunlukla orta yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

NİÇİN MİGREN HASTASI OLURUZ?
Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte beyin kandamarları ve beynin sinir iletimindeki kimyasal madde değişiklikleri sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kadınlardaki hormon değişikliği migren ağrısına yol açabilir. Genetik (aileden gelen, kalıtsal) faktörler konusunda çalışmalar sürmektedir. Annesi ya da babası migren hastası olan birinin migren hastası olma ihtimali %40 dır. Hem annesi hem babası migren hastası olan birisi %75 oranında migren hastası olabilir ki bu çok yüksek bir ihtimaldir.

MİGREN TİPLERİ NELERDİR?
Toplumda en çok oranda görülen iki farklı migren tipi vardır:
  • BASİT MİGREN: Migrenli hastaların %75 inde görülür. Aurasız migren atakları vardır. Adi migren de denir. Sıklıkla bayanlarda görülür. Tek ya da çift taraflı baş ağrısı görülür. Kusma nadirdir.
  • KLASİK MİGREN: Auralı migren atakları görülür. Migrenli hastaların %10'unu oluşturur. Çocuklukta ergenlikte başlar. İlk atak 40 yaşından sonra gelir. 2-6 saat kadar sürer. Kişinin görme alanında boşluk vardır. Hasta boşluk olan yeri göremez. Başın tek tarafı ağrır. Bulantıyla birlikte kusma buna eşlik eder.
Aura, baş ağrısı başlamadan önce beliren, sıklıkla görme alanında sorunlar olan, bazı sinirsel belirtilerdir.Migren şafağı da denir. Diğer migren tipleri seyrek olarak görülür. Bunlar:
  • Baş ağrısız auralı migren: Uzun süre boyunca auralı migren yaşayan bir kişide zamanla baş ağrısı geçer veya azalır.
  • Baziler migren: Bilinen migren belirtileri yanında cümle kurmada güçlük, baş dönmesi, çift görme, kulakta çınlama ve dengesizlik görülebilir. Daha sonra migren baş ağrısı başlar.
  • Hemiplejik migren: Hem auralı migren hem de kol ve bacak dahil vücudun bütün yarısında kas güçsüzlüğü veya görülür. Atak süresince devam edebilir.
  • Status migrenozus: 3 günden fazla süren migren ataklarıdır. Boyun ve omuzdaki kasların kasılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir.
  • Retinal migren: Baş ağrısıyla birlikte bir gözde görme bozukluğu olur. Kısa sürelidir. Göz muayenesinde herhangi bir bulguya rastlanmaz.
  • Oftalmoplejik migren: Baş ağrısı ve gözün hareketlerini kontrol eden sinirlerin bir bölümündevardır.
MİGRENİN BELİRTİLERİ NELERDİR? MİGREN KAÇ EVREYE AYRILIR?
Hasta migren sırasında bir müddet kendini soyutlamak, dinlenmek ihtiyacı hisseder. Bazı belirtiler hastayı baş ağrısından daha çok rahatsız edebilir. Migreni beş evreye ayırabiliriz:

UYARICI BELİRTİLER
  • Yorgunluk,
  • Işıktan ve sesten rahatsız olma,
  • Kaslarda ağrı,
  • Mide bulantısı, kabızlık, ishal,
  • Susuzluk, idrara sık çıkma
  • huzursuzluk, üzüntü
gibi belirtiler migren atağının geleceğini gösterebilir.

AURA DÖNEMİ
Migren ağrısından ortalama 20 dakika kadar önce görülen dönemdir. Tek taraflı görme kaybı, kör nokta, ışınsal tarzda renkli titrek çizgiler, ışık çakması, kolda bacakta karıncalanma, uyuşma hissi olabilir. Örneğin aura dönemi geçiren bir hasta bu durumu şöyle tanımlamaktadır: Kısmi görme kaybı yaşıyorum. Bu hep baş ağrım olmadan hemen önce oluyor. Ortalama yarım saat sürüyor. Baş ağrım başladığında görmem normale dönüyor.
Aura migren habercisi olarak kabul edilmektedir.

BAŞ AĞRISI DÖNEMİ
72 saate kadar sürebilen bir dönemdir. Başın tek tarafında zonklayıcı bir ağrı vardır. Bazen başın iki tarafı da tutabilir. Hareket ederken ağrı artar. Bununla birlikte bulantı, kusma, ışık ve gürültüden rahatsız olma gibi durumlar mevcuttur. Bir migren hastası bu dönemi şöyle özetlemektedir:
Kafam zonkluyor, beynim patlayacak gibi oluyor. Normal ışık bile beni rahatsız ediyor. Kafamın yerinden fırlayacağını düşünüyorum. Midem bulanıyor. Huzursuz biri oluyorum. Atak başladığı sırada üşüyorum.

AĞRININ GEÇMESİ DÖNEMİ
Ağrının geçmesi için uyumaya çalışmak biraz rahatlamanızı sağlar. Ama ağrının geçmesi için yapılması gerekenler kişiden kişiye değişebilir. Çocuklarda kusma çok faydalı olabilir. Kimisi için de mutlaka ilaç tedavisi gerekir. Bazı hastalar ise atağın geçmesini bekler çünkü başka bir şeyin işe yaramadığını söylemektedirler.

İYİLEŞME DÖNEMİ
Atak geçtikten sonra, daha doğrusu baş ağrısı geçince, bir gün boyunca kendinizi çok yorgun hissedebilirsiniz. Çok yorucu bir işten çıkmış gibi olursunuz. Bazı hastalar ise baş ağrısından sonra kendilerini gayet enerjik hissettiklerini söylemektedir.

MİGREN ATAKLARI NE KADAR SIKLIKLA GELİR?
Atak sıklığı değişken bir durumdur. Kişiden kişiye değiştiği gibi kişinin atak zamanı da değişken olabilir. Ayda 1-2 kez ya da haftada bir atak geçirilebilir. Ayrıca ataktan sonra uzun bir süre atak gelmeyebilir. Ama kesin olan bir şey var ki her gün migren atağı gelmez.

MİGRENİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER NELERDİR?
Migren atağının gelmesi için tek bir tetikleyici yoktur. Zaten tek bir tetikleyici migren atağı oluşturmaz. Üst üste gelen etmenler atağın başlamasına sebep olur. Bir hastanede yapılan araştırmalarda migren hastalarından alınan cevaplara göre en sık görülen durumlar stres, hormonlarda değişiklik, halsizlik, yorgunluk ve öğün atlamadır. Çocuklarda aç kalma, az yemek yeme, kadınlarda adet dönemiyle ilgili hormonal değişiklikler migrene neden olabilir.
Şu faktörlerde migren tetikleyicisi kabul edilmektedir:
  • Yeterince yememek,
  • Bazı yiyecekler ve içecekler; eski peynir, çerez, çikolata, şarap, alkol, kafeinli içecekler, kahve, çay, katkı maddeleri,
  • Çevresel faktörler; göz alıcı ışık, ağır koku, seyahat, çok yorulma, hava değişiklikleri,
  • Hormonal değişiklikler; adet dönemi, gebelik, doğum kontrol hapları,
  • Uyku problemi; uykusuzluk çekme ya da aşırı uyuma,
  • Duygusal değişiklikler; endişe, üzüntü, tartışma, heyecan, depresyon, stres,
  • Baş ve boyunda ağrı; göz, boyun, diş, çene ağrısı,
  • Bu tetikleyicilerin hepsi bir kişide olmak zorunda değildir. Atak başlaması için yukarıdaki bir kaç neden yeterli olabilir.
MİGREN TEDAVİSİ
Migreni tedavi ederken aynı zamanda oluşabilecek migren ataklarının da önüne geçmek gerekir ki bu hastanın korunmasına yöneliktir. Örneğin, şunları kendiniz yaparak migren ataklarından korunabilirsiniz:
  • Işıktan rahatsız olanlar güneş gözlüğü kullanabilir,
  • Aşırı kalabalık ve yorgunluktan uzak durmak gerekir,
  • Bol bol dinlenmeli, stresten uzak durmalı ve düzenli bir yaşam sürmelisiniz,
  • Gerginlik yaratan durumlardan kaçınmalı, kendinizi rahatlatan aktivitelere yönelebilirsiniz,
  • Yürüme, hafif egzersiz bedeninizin rahatlamasını sağlar,
  • Migren atağı başladığında yastıksız bir yatağa uzanın (gürültüden, ışıktan uzak) ve uyumayı deneyin,
  • Ayağınızı sıcak ya da soğuk suya koyup rahatlayabilirsiniz,
  • Baş ağrısı zonklayıcı bir şekildeyse buz torbası koymak faydalı olur,
  • Baş boyun bölgesine yapılan masaj da rahatlamak için çok yararlıdır,
  • Bunların dışında hekim kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabilir.
Yatıştırıcılar, antidepresan ilaçlar, beyin damarlarını büzen ilaçlar kullanılır. Fakat beyin damarlarını büzen ilaçlar hamilelerde kesinlikle kullanılmaz. Nöbet sırasında ağrı kesici kullanılabilir, ama bulantıya neden olduğu için kusmayı önleyici ilaçlar da alınmalıdır.

Migren belirtileri

Migren başağrısından öte bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütüne göre, günlük yaşamı en fazla engelleyen kronik hastalıklar arasında. Her beş kadından birinde görülüyor. Erkeklerde bu oran yarıya iniyor. Türkiyede 15-55 yaş aralığında görülme sıklığı yüzde 16.

Hormonlarının aktif olduğu genç yaşlarda kadınlarda görülme sıklığı erkeklerin üç katına ulaşıyor. Dolayısıyla migren östrojenle yakından bağlantılı. Hormon kullanan travestilerde migren sıklığının kadınlardaki orana ulaşması, hamilelik ve menopoz sonrası çoğu hastada ağrıların kaybolması bu bağlantının kanıtı. Son araştırmalar, migrenin felç için de zemin hazırladığını gösteriyor. 

Nöroloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Ertaş, kadınlık hormonunun migrende özel bir önemi olduğuna dikkati çekiyor. "Bu bağlantının gözardı edilmesi tehlikeli sonuçları beraberinde getirebiliyor" diyor. İngilterede inme geçiren 45 yaş altı 291 kadın ve 736 kontrol bireyi üzerinde yapılan bir çalışma, migrenin felç için başlı başına bir risk olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, migrenli kadınların geçirdiği felçlerin yüzde 40 kadarı migren atağı sırasında görülüyor. Bu risk özellikle auralı migrende görülüyor. 

HORMON TETİKLEYEBİLİR

Auralı migren başlamadan önce habercileri geliyor. Ataktan hemen önce veya ağrının başlangıcındaki 5 ila 60 dakikada görmede bulanıklık, gözün önünde ışıklı noktalar, çizgiler görme veya daha seyrek olarak da konuşmada bozulma, bedenin bir yanında uyuşma, baş dönmesi, çift görme veya güçsüzlük yaşanıyor. 

Her dört migren vakasından biri auralı. Auralı migreni olan kadın eğer doğum kontrol hapı veya menopozda östrojen hormonu kullanıyorsa felç riski en az 15 kat artıyor. 

Keza sigara içmek, hipertansiyon, aşırı kilo ve yüksek kolesterol de riski artıran diğer nedenler. Örneğin sigara içmek, riski 10 kat artırıyor. Bunların birkaçı birlikte olursa risk 15 katı geçiyor.

Migrenlilerin son zamanlarda araştırmalara konu olan bir diğer özelliği de, beyinde oluşan sessiz, yani belirtisiz enfebiliyor" diyor. İngilterede inme geçiren 45 yaş altı 291 kadın ve 736 kontrol bireyi üzerinde yapılan bir çalışma, migrenin felç için başlı başına bir risk olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, migrenli kadınların geçirdiği felçlerin yüzde 40 kadarı migren atağı sırasında görülüyor. Bu risk özellikle auralı migrende görülüyor. 

HORMON TETİKLEYEBİLİR

Auralı migren başlamadan önce habercileri geliyor. Ataktan hemen önce veya ağrının başlangıcındaki 5 ila 60 dakikada görmede bulanıklık, gözün önünde ışıklı noktalar, çizgiler görme veya daha seyrek olarak da konuşmada bozulma, bedenin bir yanında uyuşma, baş dönmesi, çift görme veya güçsüzlük yaşanıyor. 

Her dört migren vakasından biri auralı. Auralı migreni olan kadın eğer doğum kontrol hapı veya menopozda östrojen hormonu kullanıyorsa felç riski en az 15 kat artıyor. 

Keza sigara içmek, hipertansiyon, aşırı kilo ve yüksek kolesterol de riski artıran diğer nedenler. Örneğin sigara içmek, riski 10 kat artırıyor. Bunların birkaçı birlikte olursa risk 15 katı geçiyor.

Migrenlilerin son zamanlarda araştırmalara konu olan bir diğer özelliği de, beyinde oluşan sessiz, yani belirtisiz enfarktüs veya beyin lezyonları. Örneğin migrenlilerde beynin yaşamsal merkezlerinin yoğun olduğu bölgelerinde lezyon riski, migreni olmayanlara oranla yedi kat daha fazla. Risk, auralı migreni olanlarda veya ayda en az bir kez migren atağı yaşayanlarda daha sık. Sık atak yaşayan auralı migrenlilerde risk 16 kata ulaşıyor.

Mini migren testi

Aşağıdaki üç sorunun iki veya üçüne "Evet" diyorsanız, migrenli olma ihtimaliniz yüzde 90ın üzerinde:

Baş ağrısı sırasında hiç bulantınız oldu mu? 

Hiç ışıktan rahatsız oldunuz mu? 


Baş ağrınız nedeniyle işe, okula veya alışverişe gidemediğimiz oldu mu?

Migren çeşitleri

Aurasız migren: Doğrudan doğruya başağrısı ile başlıyor. En yaygın tür olmakla birlikte risksiz. 

Auralı migren: Yaygınlıkta ikinci sırada. Görme bulanıklığı, göz kararması veya ışıklar, çizgiler görme gibi ön belirtilerle atak geliyor. 

Hemiplejik migren: 10 bin kişide bir görülüyor. Ağrıdan önce bütün gün sürebilen güçsüzlük, yanı sıra uyuşma, görme bozukluğu veya konuşma bozukluğu oluyor.

Migren tanısı nasıl koyulur?


Uluslararası Baş Ağrısı Derneği migrene ve diğer baş ağrılarına tanı konmasını sağlayacak bir kılavuz geliştirmiştir.

2004 yılında hazırlanan son kılavuz dünya çapında kabul görmüştür. Bu kılavuzda migren tanısı için 4-72 saat arasında süren ve orta düzeyde ya da şiddetli, başın tek tarafına yerleşik olabilen, zonklayıcı, hareketle artan, bulantı, ışık ve sesten rahatsızlığın eşlik edebildiği en az 5 baş ağrısı atağı olması gerektiği belirtilmiştir.
Bu özelliklere dayanarak 3 maddeden oluşan bir migren testi geliştirilmiştir. ID MigraineTM testimigren baş ağrısı tanısı amacıyla kullanılabilecek güvenilir bir gereçtir.

Migren Göze vurur mu ?

Çok sık rastlanan migrenin gözde de belirti vereceğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. M. Levent Alimgil, `Hatta göz migreni diye bir rahatsızlık vardır. Bu hastalığı olan kişilerin koruyucu tedavi görmeleri gerekir` diyor. Göz migrenin genellikle... 

Çok sık rastlanan migrenin gözde de belirti vereceğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. M. Levent Alimgil, `Hatta göz migreni diye bir rahatsızlık vardır. Bu hastalığı olan kişilerin koruyucu tedavi görmeleri gerekir` diyor. Göz migrenin genellikle bayanlarda görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Alimgil, `Migren ağrısı öncesinde veya başlangıcında hastalar gözlerinin önünde ışıklı çizgilenmeler, ışık çakmaları fark edebilirler.

Hatta bazen bunları fark ettiklerinde migren atağının geleceğini anlarlar. Bu belirtiler 10-15 dakika sürebilir. Bunun temel nedeni beyin damarlarında ortaya çıkan daralmadır` dedi.

GEÇİCİ FELÇLERE NEDEN OLABİLİR
Hastalarda baş ağrısı olmaksızın da bu belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyleyen Prof. Dr. Alimgil, `Bazı göz migreni hastalarında ise yarım baş ağrısı ile aynı tarafta bir saatten az süren geçici ve tek taraflı görme kaybı oluşabilir. Çok daha nadir durumlarda gözün retina tabakasında kalıcı hasar oluşarak kalıcı görme kaybına sebep olabilir.

Bu yüzden göz migreni olan hastaların mutlaka koruyucu tedavi görmeleri gereklidir. Göz migreninin bir diğer bulgusu ise göz kaslarında ortaya çıkan geçici felçlerdir. Bu durumda şaşılık, göz kapağı düşüklüğü, göz bebeğinde büyüklük değişiklikleri gibi belirtiler görülebilir` dedi.

Migren Atakları Geliyorum demez


Migren ataklar halinde oluşan bir hastalıktır. Genellikle ayda 1-2 kez oluşan ve ortalama 24 saat süren atak dönemleri dışında bir yakınma olmaz. Ancak atak sırasında orta şiddette ya da şiddetli baş ağrısıyla birlikte ışıktan ve sesten rahatsız olma, bulantı ve kusma gibi şikayetler oluşabilir.
Migren baş ağrısı, tipik olarak başın bir tarafında yerleşir, şiddeti giderek artar, zonklayıcıdır ve hareketle artar. Bazı hastalarda başın iki tarafında da ağrı olabilir ya da bir tarafta başlayıp diğer tarafa da yayılabilir. Bu şikayetler 4 saat sonra geçebileceği gibi 3 gün kadar uzun sürebilir.
Migren atağı sırasında hastaların çoğu iştahsız olduklarını belirtiler, 10 kişiden 9u bulantıdan yakınır ve 3 kişiden biri kusar. Işık, ses ve kokulardan rahatsız olan hastalar sessiz karanlık bir odaya çekilirler. Görme bulanıklığı, burun akıntısı, karın ağrıları, sık idrara çıkma ve terleme gibi şikayetler olabilir. Ayrıca depresyon, bitkinlik, endişe, sinirlilik ve konsantrasyon bozulması da sıktır. Baş ağrılı dönem geçtikten sonra yorgunluk, huzursuzluk ve konsantrasyon bozukluğu bir süre daha devam edebilir. Bazı hastalar ise kendilerini çok iyi hissettiklerini ifade ederler.

Bazı hastalar migren atağı başlamadan önce saatler hatta günler boyunca süren yorgunluk, bazı gıdalara karşı aşırı istek, konsantrasyon zayıflığı gibi belirtilerden yakınırlar. Ayrıca bazı hastalarda genellikle baş ağrısı döneminden hemen önce 1 saat kadar sürebilen ve aura dönemi olarak adlandırılan bir dönem oluşur. Bu dönemde lekeler, ışık çakmaları gibi görme bozukluklarıyla eller, kollar ve yüzde uyuşmalar olabilir.

Migren ile sinüzit arasındaki farklar


Sinüzit nedir?
Alın, burnun arka kısmı ve burnun her iki tarafında bulunan kemik boşluklara yüz sinüsleri (paranazal sinüsler) adı verilir. Bu boşlukların ve iç yüzlerindeki mukozanın iltihabına da sinüzit denir.
Sinüslerin iltihabı anlamına gelen Sinüzit Türkiyede her yıl yaklaşık 15 milyon insanı etkileyen yaygın bir sağlık problemidir. Romatizma ve yüksek tansiyondan daha fazla görülmekle birlikte, Şeker hastalığından ve kalp yetmezliğinden daha fazla hayat kalitesini bozmaktadır. O kadar ki; yaşam kalitesini fiziksel ve fonksiyonel açıdan bozmakla kalmaz, psikolojik olarak da hastaları etkileyen ciddi bir hastalık olarak karşımıza çıkar.
Her yıl erkeklerin % 16 sını,bayanların %21 ini etkiler.
-Sinüzite bağlı ciddi iş gücü kaybı olmaktadır; Amerikada yapılan bir araştırmada sinüzitin yıllık 73 milyon $ dan fazla iş gücü kaybı ortaya çıkardığı tespit edilmiştir.
-Kronik sinüziti olan hastalar, bu hastalığı olmayanlara göre en az iki kere daha fazla doktora gitmektedir ve en az beş kez daha fazla ilaç tedavisi almaktadır.

Migren Ağrısına Nane Yağı


Migren Şikayetine ´Nane Yağı´
Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, ´Tıbbi nane yağı, haricen uygulandığında artrit ve kas ağrılarının yanı sıra migren şikayetlerini de azaltır´ dedi.

Yeşilada, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, tıbbi nane çayının hazımsızlık, mide krampları ve gaz şikayetlerinin giderilmesinde yararlı olduğunu belirtti.

Reflü şikayeti olanların nane çayı içmesinin önerilmediğini ifade eden Yeşilada, nane çayının rezene ve papatya çayından biraz daha farklı bir konumda olduğunu, yemeklerde kullanılan nane ile şifa özelliği olan nane arasında lezzet ve etki bakımından önemli farklılıklar olduğunu bildirdi.

Kullanılan nane türünün hedeflenen amaca göre büyük önem taşıdığını belirten Yeşilada, şunları kaydetti:


´Bilimsel kaynaklarda yer alan tedavi önerileri, aksi belirtilmedikçe, tıbbi nane olarak düşünülmelidir. Bu bakımdan nane çayından istenilen yararı sağlamak için kullandığınız nanenin kaynağı önemlidir. Tıbbi nanenin bilinen yararları büyük ölçüde uçucu yağının içerisinde bulunan mentol ve türevlerine bağlıdır. Bu bakımdan nane çayı hazırlanırken uçucu bileşenlerinin uçarak kaybolmasına yol açabilecek aşırı sıcak su ilavesi ya da çay suyunu kaynatmaktan kaçınmak gerekir. Tıbbi nane çayı hazımsızlık, mide krampları ve gaz şikayetlerinin giderilmesinde yararlıdır. Gaz şikayetlerini giderici etkisinin, midenin üst tarafında yemek borusundaki kasları gevşeterek midedeki gazın çıkmasını sağlamasına bağlı olduğu düşünülmektedir. Bu bakımdan özellikle reflü şikayeti olanların tıbbi nane çayı kullanması önerilmez.´

Tıbbi nanenin spazm giderici etkili bileşenin de uçucu yağı içerisindeki mentolden kaynaklandığını bildiren Yeşilada, ´Tıbbi nanenin safra artırıcı özelliği de bulunuyor. Safra işlevleri üzerinde etkisi nedeniyle safra kesesi şikayetlerinin giderilmesinde, bazı durumlarda safra taşlarının eritilmesini sağlar. Ancak safra taşı olanların taşın kanalı tıkaması riskine karşı dikkatli olunmalıdır´ dedi.

- MİGREN AĞRILARINI AZALTIYOR-

Tıbbi nane yağının temel bileşeni olan mentol nedeniyle, etkisinin nane yaprağı çayından daha farklı olduğunu ifade eden Yeşilada, nane yağının bağırsak düz kaslarının kasılmasını hafifletmesi nedeniyle irite bağırsak sendromunda (IBS) yararlı etkileri olduğunu kaydetti.

Ancak bu şekilde etkili olabilmesi için nane yağının bağırsaklarda çözünen özel kapsüller halinde verilmesi gerektiğini belirten Yeşilada, açıklamasına şöyle devam etti:

´Nane yağı taşıyan kremlerin haricen ağrıyan yere sürülmesi artrit ve diğer kas ve kemik rahatsızlıklarında ağrının hafifletilmesi için yararlı oluyor. Burada hem ağrı uyarısını hafifleterek ve hem de lokal olarak kan akımının hızlanması suretiyle ağrı hissinin dağılmasını sağlıyor. Tıbbi nane yağı, haricen uygulandığında artrit ve kas ağrılarının yanı sıra migren şikayetlerini de azaltır. Nane yağının koklanması ise migren tipi ağrıların ve tansiyona bağlı baş ağrılarının hafifletilmesinde etkili olarak, ağrı kesici ilaç gereksinimini en aza indirir. Bu tip ağrılarda, koklamanın yanı sıra alın ve şakakların nane yağı ile ovulması da daha iyi bir etki sağlar. Özellikle nane yağı koklanması halinde ameliyat sonrası bulantılar hafifler. Bu hastalarda kullanılan kusmayı önleyici ilaçların miktarında azalma sağlanır. Nane yağının fazla miktarda ve çok sık kullanılması özellikle hassas cilt yapısına sahip kişilerde cilt ve mukoza üzerinde tahrişe yol açabilir, bu yüzden doğru kullanımı önemlidir.´
kaynak:haberler.com

Migren Evde tedavi yöntemi


Tüm dünyada 240 milyon insan, migrenle boğuşuyor. Bunun büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor.
Bu da genellikle kadınların menstrüel döngüsünden kaynaklanıyor. Fakat migreni tetikleyen diğer nedenler arasında ise alkol, hava değişimleri, stres, yemek ve uyku yoksunluğu bulunuyor.
Foxnews`te yer alan habere göre, migren ağrınızı evde tedavi etmenin 11 yolu:
9521

1. Su için: Dehidrasyon baş ağrısının nedenlerinden biri olabilir.

2. Kafein alın: Kafein iki tarafı keskin bir kılıçtır. Başağrısına çare olabilir ve engelleyebilir. Kafein kan damarlarını daraltabilir, ağrıyı azaltabilir. Ancak bazı insanlarda kafein başağrısını tetikleyebilir. Eğer birisi aşırı derecede kafein kullanıyorsa, mevcut başağrısını kötüleştirerek geri tepen başağrısına neden olabilir.

3. Başınızı saç bantıyla sarın: Bu yöntem çok eskilerden beri denenmiştir. Bazı insanlar, bunun işe yaradığını iddia ediyor.

4. Balık yağı: Balık yağı taraftarları yağın iltihabı azalttığını ve şakaklarınızdaki kan damarlarını daraltarak işe yaradığını iddia ediyorlar.

5. Nane yağı: Başınızın ağrıyan kısımları üzerine ovalayarak sürün. Nane yağının migrene iyi geldiğine dair literatür olmamasına rağmen, insanlar migrene iyi geldiğini söylüyor.

6. Zencefil yiyin ya da zencefil kapsülleri için: Hiç kimse bunun nasıl işe yaradığını bilmiyor. Ancak zencefil açıkca mide bulantısını azaltıyor.

7. Magnezyum: Günde 400-600 mg alındığında, magnezyum menstrüelle ilişkili ve aurayla ilişkili migrenlerde etkilidir. Ancak, çok fazla magnezyum içmek ishale neden olabilir.

8. B2 vitamini: Günlük 400 mg alınan B2 vitamini, migren için önleyici rol oynar. Ancak B2 vitamini bazı kişilerde sık idrara çıkma ya da koyu renkli idrara neden olabilir. Bu nedenle dozu iyi düzenlenmeli.

9. Koenzim Q10: Günde 300 mg alınması halinde, başağrısını azaltmada etkilidir. Ancak çok pahalı olabilir.

10. Lapaza çiçeği: En etkili doğal ilaç olan lapaza çiçeği, alt üst olmuş mideyi yatıştırmasının yanında migren ağrısının ve astımın tedavisinde çok etkilidir.

11. Soğuk ya da sıcak kompres: Bu kimsenin niçin iyi geldiğini bilmediği diğer bir çaredir. Fakat, plasebo etkisi yapabilir, hastalarda oyalacı bir etki oluşturur.

Migren ağrısının belirtileri


Belkide migren ağrısını diğer baş ağrılarından ayıran önemli fark, ağrıya diğer bazı semptomlarında eklenmesi diyebiliriz.
Zonklayıcı (şiddetli) bir baş ağrısı, özellikle başın bir bölgesinde olması, ağrının genellikle gözü çevrelemesi, özellikle ışığa, bazı kokulara, sese karşı hassasiyet, görmede yanıp sönen veya uçuşan ışıklar, gölgeler olması, vücudun bazı bölgelerinde hissizlik (el, yüz, kol ), migren ağrısının şiddeti ile paralel mide bulantısı migrenin en belirgin özelliklerindendir.

Bazı kişilerde ağrı ense bölgesinde başlayıp bütün baş bölgesinde hissedilen bir ağrıdır.Bu süreçte kişi, sosyal hayatından nerdeyse tamamen kopar. Genellikle karanlık ve sessiz bir odada kalmak isteyebilir.

Migren Hastalığının belirtileri


php öğrenen kızBaşağrısı toplumun büyük kesiminde görülebilen ve insanların büyük çoğunluğunun hayatlarının değişik dönemlerinde karşılaştığı ve çare aradığı bir problemdir. Başağrılı insanları en çok endişelendiren şey bu ağrıya sebep olabilecek faktörler ve özellikle beyin tümörü korkusudur. Başağrılı insanlar sıklıkla "beynimde bir tümör mü var?" korkusuna kapılırlar. Ancak başağrısı nadiren ciddi bir hastalığın özellikle beyin tümörünün haberci belirtisi olarak ortaya çıkar. Bir belirtiler topluluğu şeklinde görülen migrende çoğu kez özellikleri olan bir başağrısı vardır. Kişiyi en fazla rahatsız eden bir özellik olduğu için migren çok şiddetli başağrısının diğer bir ismi olarak algılanmaktadır.
Amacımız migren ilaçları,belirtileri,çeşitleri ve tedavisi hakkında sizleri bilgilendirmek ve siz ziyaretçilerimizin hastalıkları ile ilgili sorularını cevaplamaktadır.

THEMRA ÖZLÜ MİGREN KREMİ

MİGREN VE BAŞ AĞRISI KREMİ AĞRI VE SIZILARA SON 
THEMRA
NANE ÖZLÜ  KREM

BAŞ AĞRISI VE MİGREN KREMİ

7 GÜN DÜZENLİ KULLANIMDA MİGREN VE BAŞ AĞRISISINDA
KESİN SONUÇ
Migren ağrılarından şikayet edenlere bitkisel çözüm.
 Migren ve Baş Ağrılarına Elvada!

Günlük yaşam kalitesini düşüren, insanların işlerine devam etmelerini engelleyen,hatta yatak istirahatlerini bile gerektirebilen bezdirici bir baş ağrısı krizidir. Migren ve baş ağrılarınızdan çarçabuk kurtulun ve hayatın tadını çıkarmaya bakın.
Migren ve Baş ağrısı sorunu olan tüm kişilere etkili ve güvenli alternatif.

Emziren anneler ve hamileler dahil tüm yaş gruplarında son derece güvenle kullanılan etkili bir üründür.

Migren Kremi (Nane Özlü)

Migren Kremi (Nane Özlü)


Migren Kremi (Nane Özlü) Dioskorides 001 MG-K




İÇERİK

Nane Yağı

Okaliptüs Yağı

Kekik Yağı

Lavanta Yağı

Plasenk Yağı




YARARI

Kuvvetli bir baş ağrısı gidericidir.


BİLGİ

Şakak ve alın bölgesine yeterli miktarda sürülüp, 10-15 dakika masaj yapılır.


Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 24.09.2007 Tarih ve 01-00010-00018-3 Sayılı İzni İle Üretilmiştir.

Relax Migren Merhemi


RELAX(BAŞAĞRISI) MİGREN KREMİ MUCİZE ÜRÜNMigren ağrılarından şikayet edenlere bitkisel çözüm. Migren ağrılarının giderilmesine yardımcı bitkisel merhem..  

RELAX Merhem ile Migren ve Baş Ağrılarına Elvada!
Günlük yaşam kalitesini düşüren, insanların işlerine devam etmelerini engelleyen,hatta yatak istirahatlerini bile gerektirebilen bezdirici bir baş ağrısı krizidir. Migren ve baş ağrılarınızdan çarçabuk kurtulun ve hayatın tadını çıkarmaya bakın.
Migren ve Baş ağrısı sorunu olan tüm kişilere etkili ve güvenli alternatif.
RELAX merhem, emziren anneler ve hamileler dahil tüm yaş gruplarında son derece güvenle kullanılan etkili bir üründür.